Süper Güçler Çöküyor mu? ABD, Çin ve Rusya'da Neler Oluyor?
Ekonomi

Süper Güçler Çöküyor mu? ABD, Çin ve Rusya'da Neler Oluyor?


10 November 20255 dk okuma93 görüntülenmeSon güncelleme: 11 February 2026

Dünya tarihinin en kritik eşiklerinden birindeyiz. ABD, Çin ve Rusya'dan oluşan birincil süper güçler ile AB, Hindistan ve Brezilya'dan oluşan ikinci süper güçlerin tümü farklı nedenlerle kan kaybediyor. Peki, bu durum küresel düzen için ne anlama geliyor?

Süper Güçlerin Ortak Kaderi: Güç Erozyonu

16. yüzyıldan beri dünyayı elinde tutan güç mücadelesi, yerini güç erozyonuna bırakıyor. Küresel sistemdeki kırılmalar, ekonomi politikası veya jeopolitik rekabetle açıklanamayacak kadar derinleşmiş durumda. Süper güçler arasındaki rekabet, üstünlük mücadelesinden ziyade, iç çözülmeyi geciktirme çabasına dönüşüyor.

Ekonomik veriler, dış politika hamleleri, teknoloji yatırımları ve ticari bloklaşma arayışları tek bir noktada birleşiyor: Süper güçlerin asıl sınavı dışarıdaki rakipleriyle değil, kendi iç kırılganlıklarıyla.

Çöküşün İşaretleri: Toplumsal Özgüvenin Sarsılması

Tarih gösteriyor ki, bir süper gücün çöküşü dışarıdan gelen darbelerle değil, halkın kendi devletine olan özgüvenini kaybetmesiyle başlıyor. Toplumsal özgüven sarsıldığında, süper güç statüsü sadece içi boş bir unvana dönüşüyor. Hegemonya iddiası önce moral zeminde, sonra ekonomik ve jeopolitik alanda eriyor.

Bugünün süper güçleri, küresel sahnede adeta parlak zırh içinde yürüyen ama içten içe zayıflayan kahramanlar konumunda. Güç gösterisi, stratejik üstünlük için değil, zafiyeti gizlemek için kullanılıyor.

Jeoekonomik Tragedya: Altı Büyük Aktörün Durumu

Bu jeoekonomik tragedya, altı büyük aktör üzerinden daha net anlaşılabilir:

  • ABD: Kurduğu küresel sistemin merkezindeki ülke, kendi inşa ettiği düzenin rehinesi olma riskiyle karşı karşıya. Doların ayrıcalığını korumak için sert hamleler yapıyor.
  • Çin: Sistemi dönüştürecek yeni mimar adayı. Teknoloji, ticaret, altyapı ve finans mimarisi üzerinden yeni bir küresel ağ kuruyor. Ancak demografi, emlak krizi ve baskılanan tüketici psikolojisi yükseliş hikayesinin altındaki kırılganlıklar.
  • Avrupa Birliği (AB): Kimlik aşınması ve stratejik kararsızlık arasında sıkışmış durumda. Ekonomik güç hala yerinde olsa da, jeopolitik irade zayıflamış durumda.
  • Rusya: Jeostratejik güç gösterisini, ekonomik çöküşü öteleme aracı olarak kullanıyor. Askeri varlık ve enerji kozuyla sahnede güçlü durmaya çalışsa da içerideki ekonomik daralma uzun vadeli maliyeti büyütüyor.

Süper güçler farklı sahnelerde oynuyor olabilir, ancak senaryo aynı: Kendi iç gerçeklerinden kaçıyorlar ve zafer naraları çoğu kez erteleme taktiği.

Bugün, aynaya bakmaktan korkan devletler dönemini yaşıyoruz. Güç erozyonunu durdurmanın yolu, sertlik ve hegemonya ile değil; dayanıklılık, toplumsal özgüven, kapsayıcılık ve sürdürülebilir bir hikaye oluşturabilmekten geçiyor. Belki de süper güçlerin bugün ihtiyaç duyduğu şey, daha büyük ordular veya daha sert açıklamalar değil; daha büyük bir özgüven, daha derin bir yüzleşme ve daha gerçek bir gelecek anlatısıdır.