Beykoz'da Skandal! Mühürlenen Kaçak Kafe Yeniden Açıldı mı?
Yaşam

Beykoz'da Skandal! Mühürlenen Kaçak Kafe Yeniden Açıldı mı?


21 August 20255 dk okuma62 görüntülenmeSon güncelleme: 29 August 2025

Beykoz'da, CHP'li meclis üyeleri arasındaki ifşa kriziyle gündeme gelen ve mühürlenen kaçak kafenin, tüm usulsüzlüklere rağmen yeniden açıldığı iddiası ortalığı karıştırdı. Bu durum, bölgedeki yapılaşma sorunlarına ve siyasi çekişmelere yeni bir boyut kazandırdı.

Kaçak Kafe İddiaları ve İfşa Süreci

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Beykoz Belediyesi Meclis Üyesi Burak Korkmaz, Ağustos ayının başında yaptığı bir paylaşımla dikkatleri üzerine çekti. Korkmaz, Beykoz Belediyesi'nin CHP'li meclis üyesi Özgür Özçelik'in, Boğaziçi öngörünümünde kalan bir alanı kardeşi adına kapattığını iddia etti. Bu iddia, kısa sürede büyük yankı uyandırdı.

Korkmaz, çektiği görüntülerle Özçelik'in, çivi dahi çakılmasının yasak olduğu Boğaziçi öngörünümünde kalan yere kafe yaptırdığını ve ayrıca Beykoz Belediyesi'ne ait hafriyat kamyonlarıyla asfalt kırığı döktürdüğünü belirtti. Bu durum, kamuoyunda büyük tepkilere neden oldu.

  • İddiaların odağındaki isim: Özgür Özçelik
  • İddiayı ortaya atan: Burak Korkmaz
  • Konu: Boğaziçi öngörünümünde kaçak yapılaşma

Usulsüzlük İddiaları ve Mühürleme Kararı

İddiaların ardından harekete geçen yetkililer, söz konusu kafeyi mühürledi. Ancak, kafenin tüm usulsüzlüklere rağmen yeniden açıldığı yönündeki haberler, olayın üzerindeki sis perdesini daha da kalınlaştırdı. Bu durum, mühürleme kararının ne kadar etkili olduğu ve denetim mekanizmalarının işleyişi hakkında soru işaretleri yarattı.

Bu tür olaylar, sadece Beykoz'da değil, İstanbul genelinde de kaçak yapılaşma sorununa dikkat çekiyor. Özellikle Boğaziçi gibi hassas bölgelerde yapılan usulsüz inşaatlar, doğal ve tarihi dokuyu tehdit ediyor. Bu nedenle, yetkililerin daha sıkı denetimler yapması ve sorumluları cezalandırması gerekiyor.

Boğaziçi'nin Korunması ve Sorumluluk

Boğaziçi, İstanbul'un incisi olarak kabul edilir ve korunması gereken önemli bir mirastır. Bu bölgedeki yapılaşma faaliyetlerinin titizlikle denetlenmesi ve kaçak yapılaşmaya karşı sıfır tolerans politikası uygulanması gerekmektedir. Aksi takdirde, Boğaziçi'nin eşsiz güzelliği ve tarihi dokusu geri dönülmez bir şekilde zarar görebilir.

Bu olayda adı geçen tüm tarafların, iddialara ilişkin kamuoyunu aydınlatıcı açıklamalar yapması bekleniyor. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde, olayın tüm detaylarının ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması büyük önem taşıyor.

Sonuç olarak, Beykoz'daki kaçak kafe skandalı, Türkiye'deki yapılaşma sorunlarına ve siyasi etik tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. Bu olayın, benzer durumların yaşanmaması için bir ders niteliği taşıması ve yetkililerin daha dikkatli ve sorumlu davranmasına katkı sağlaması umuluyor. Unutulmamalıdır ki, doğal ve tarihi değerlerimizi korumak, hepimizin ortak sorumluluğundadır. Boğaziçi'nin korunması, gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miraslardan biridir.